
Günlerden batak, aylardan saplantı. Nalı kırılan bir at gibi tökezliyorum bugünlerde. Bacağımı kırmamak adına ağır ve yavaş bir çabaya hakim olmak için debeleniyorum. Kırılırsa bacağım tek harfle mana bulmaya çalışan hayatımda kalmaz hiçbir değerim.

Zihnimin derinindeki bomboş bir parktayım gene. Her yer loş ışıklı ve sessiz bir gürültü hâkim havaya. “Ne yapıyorum burada?” derken ummadık yüzlerin nazını çekiyorum.

“Hayaller içinde gün görmeye bak
Saklı kalan güne can vermeye bak
Parıldayıp duran insanlara bak
Kendi düşlerine, düşmanlara bak“
Cem Kısmet’in yazdığı, benim için yeri ayrı olan ve aşırı beğendiğim “Bak” şarkısı hakkında ufak bir dörtlüğünün hakkında fikirlerimi ve duygularımı yazmak istedim. Bu benim ilk fikir yazım olacak.
Devam et…
İpte duran acemi bir cambazım.
Nereye atsam adım, ter akar alım alım.
Nereye çevirsem kafamı, tadı kaçar yaşamın.
İpte duran bir cambazım; ne dünüm var, ne yarınım.

Kimim ben? Yolunu kaybetmiş bir gezgin mi, yolu bile olmayan bir korkak mı? Her yola çıktığında neden yola çıktığını unutan bir hasta mı?
Sessiz aylar gibisin, gelir geçersin,
Ses etmez, bir ah bile çekmezsin.
Gönül gözünden bakmayana gördüremezsin,
Dışarıda karmı var. yoksa şimşekmi?
