Blog

  • Tutsak

    Kim olduğumu bilmeden unuttum kendimi.
    Gözüm daldığında tatlı hülyaların ufkuna,
    Ne kendimi gördüm ne bir eserimi;
    Kimim kimsem olmadığını, kendimi kaybettiğimde anladım
    .
    Devam Et
  • Çatık Kaşlı Kaçınılmaz

    Ölüm ismimi sayıkladı bugün; Paslanmış düşüncelerimin içine
    Çıkışı olmayan bir yol gibi,
    İlmek ilmek işlenmiş zihnime ölüm .
    Devam Et
  • Geceler Ve İntikam

    Anlatsam bütün derdimi kararmış kâğıtlara, 
    Islanır da buruklaşır mı alevler içinde?
    Kâğıtlar ağlar mı okuduğum bunca güzel şiirle?
    Duyguları taşıyanlar neden duygusuzdur her şey bitince?
    Devam Et
  • Araf

    Görüyorum o yüzsüzleri; 
    Hayat bahçemden çiçekler çalıp,
    Mezarıma dikmek için günler bekleyenleri.
    Kırık penceremden
    görüyorum her birini.
    Devam Et
  • Kardelen

    Ne kaldı bu nasır tutmuş ellerde?
    Bir çuval dolusu yırtık kâğıt, Hayallerimin bezenmiş
    olduğu,
    Umutsuz, sararmış beyazlık.
    Devam Et
  • İstanbul’un Suçu

    Yalnızlığın pençesinde yattığım günlerden, her gecenin zifirini kana kana içtiğim günlere… Şikâyetçiyim dünya. Aptalları rahatlatıp, en aptal olmama rağmen beni batıran İstanbul’dan şikâyetçiyim.

    Devam Et
  • Yakarış

    Ağır yaşıyorum hayatımı,
    Bir kantarın tartamayacağı kadar,
    Bukle bukle hayaller kuruyorum,
    Zincirlenmiş kafaların alamayacağı kadar
    .
    DEVAM ET
  • Martin Ve Ruth

    Bugün beni etkileyen sayılı alıntılardan olan bu alıntıyı inceleyeceğiz ve Martin ile Ruth’un ilişkisi hakkında kısa bir öznel yorumlama yapacağız. Ama öncelikle kısaca kitaptan bahsetmek istiyorum.

    DEVAM ET
  • Bin Parça

    Kırık aynalarda arıyorum kendimi
    Her parçasında savrularak
    Birinde görebilmek için beni
    Bin parçaya ayrılarak.
    Devam et
  • Anlamsızlığın Yaşamı

    Ne olduğumu bilmediğim zamanlara dikmişim çaputumu. Anlamsız zamanlara. Olayların içinden çıkmak için sunulan iki yolun da çıkmaza gittiğini bildiğim umutsuz yaşama.

    Devam et