Delilik

Kendim sade, kahvem sade, hatta renkler bile sade. İnsanlar düşündüğüm müddetçe hep bana karşı gerçek dışı bakarlar ama hatalılar.

Beni kendi neslimle kıyaslamada hata yaparlar. Yoksa ben normal bir insanım; hayalleri olan, ümitlerine sıkıca yaslanan, bazen korkan, bazen cesaretlenen bir insanım. Yoksa değil miydim? Yoksa deli miyim? Delirdim de benden mi saklar bu yüzler deliliğimi? Bir iğne ucu delikten mi görmeliyim deliliğimi? Baş mı eğmeliyim, yoksa benden iki makam üstümdeki düşüncesiz başlara? Ben deliysem, kendime deliyim. Siz söyleyin, siz kime akıllısınız?

Ne ki delilik? Dağa taşa çatmak mı? Bir kuru otu altın saymak mı? Yoksa kafanı duvarlara vurmak mı delilik? Eğer buysa delilik, söyleyin bana: Körü körüne bağlanmak, sorgusuzca yönetilmek, bakmadan görmüş gibi yapmak, hatta duymadan “duydum” demek nedir?

Eğer düşünmek, fazlaca düşünmekse delilik; İncik boncuk ayırt etmeden her şeyi analiz etmek ve görmek, duymak istemekse delilik… Söyleyin bana, neden hastanede değildik biz?

Akıllıyı hasta mı eder deliler, yoksa deliyi zıvanadan mı çıkarır kendini akıllı sananlar?

Söyleyin bana, kaç gece kendinizle çatıştığınızı? Söyleyin bana, kaç gece yapmak istemediğiniz şeyleri yaptığınızı?


Muhammed Taha KUMRU

Yorumlar

Peki sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

MTKSTEXTS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin