
Kim olduğumu bilmeden unuttum kendimi.Devam Et
Gözüm daldığında tatlı hülyaların ufkuna,
Ne kendimi gördüm ne bir eserimi;
Kimim kimsem olmadığını, kendimi kaybettiğimde anladım.

Ölüm ismimi sayıkladı bugün; Paslanmış düşüncelerimin içine
Çıkışı olmayan bir yol gibi,
İlmek ilmek işlenmiş zihnime ölüm .

Anlatsam bütün derdimi kararmış kâğıtlara,
Islanır da buruklaşır mı alevler içinde?
Kâğıtlar ağlar mı okuduğum bunca güzel şiirle?
Duyguları taşıyanlar neden duygusuzdur her şey bitince?

Yalnızlığın pençesinde yattığım günlerden, her gecenin zifirini kana kana içtiğim günlere… Şikâyetçiyim dünya. Aptalları rahatlatıp, en aptal olmama rağmen beni batıran İstanbul’dan şikâyetçiyim.
Aşkın arzuladığı eşsizliği Martin’den esirgeyen şey, aşkın ta kendisiydi
Jack London-Martin Eden syf: 125
Bugün beni etkileyen sayılı alıntılardan olan bu alıntıyı inceleyeceğiz ve Martin ile Ruth’un ilişkisi hakkında kısa bir öznel yorumlama yapacağız. Ama öncelikle kısaca kitaptan bahsetmek istiyorum.
DEVAM ET
Ne olduğumu bilmediğim zamanlara dikmişim çaputumu. Anlamsız zamanlara. Olayların içinden çıkmak için sunulan iki yolun da çıkmaza gittiğini bildiğim umutsuz yaşama.