Uçurum

Bir uçurum kenarında sigaramı dumanlarken, beni çeken uçuruma bakıyorum. Atlamak geliyor içimden; her şeyi kenara koymak, yok saymak.

“Mümkün mü böyle bir şey” diye geçiriyorum içimden. Bir avuç toprak olmak, hiç var olmamış gibi hür olmak.

Neden geliyor dünyadaki iğrenç parmaklar boğazıma? Neden katlamak istiyorlar beni bir kağıtmışçasına? Neden defolu benmişim gibi atıyorlar bir kenara? Göğsüme kazıdıkları etikete uymadığımdan mı bütün bunlar, yoksa elimde yazana karşı çıkamamamdan mı hepsi?

O zaman keşke bir kağıt olsaydım bu yapışkan geçitlerde. Süzülseydim rüzgarın nefesiyle, konsaydım adı konmamış bir yerdeki en ahlaksız adamın dizine. Doldursaydı üstümü ne idüğü belirsiz bir mürekkeple. En ahlaklı yazıları çıkarsa, en masum anılarını yazsaydı. Anlasaydım halini ve fısıldasaydım en ahlaksız sanılanın en masum olduğunu bu iğrenç dünyada.

Ya da bir balık olsaydım keşke. Yüzseydim denizlerde, sadece anı yaşayıp hep unutsaydım maziyi. Tek derdim yüzmekken, onu da unutup saplansaydım suyun dibine.

Belki de bir kuş olmalıydım. Umarsızca gerdirip kanatlarımı, sonsuz sandığım göklerde uçsaydım. Maviliğin arasındaki tek ak olsaydım. Kirliliğin arasında tek pak ben kalsaydım.

Ama insan olmakmış benim kaderim: en pis olmak, en iğrenilen olmak. Kendisine akıl verildi diye en akıllı kendini sanmak. Söylediği bir söz yahut bir parmak hareketi yüzünden tek başına kalacağını düşünmeden en nüfuslu kendisiymiş sanmak. İki tarafı kaplıyken riyakarlıkla, tek yüzünün çok güzel olmasını marifet sanmakmış benim kaderim. Boynundaki tasmaya bakmadan kendini özgür sanmak, hiçbir şey olmasa yakıp yıkacağı yeri sırf bir kağıt dolusu yasadan dolayı yıkmadığı için kendini ahlaklı sanmakmış benim kaderim.

Benim kaderim “mış” lardaymış; ben hep kendimi en sanarak yaşamışım.

Şimdi bakıyorum uçuruma: “Yuvarlansam buradan ne kaybederim ki?” diye. Koca bir hayatı benim sanacak kadar körmüşüm meğer. Yaşadıklarımın başkalarının hayatı ve istekleri olduğunu fark etmeme rağmen, hâlâ istiyor muyum is kokan bir nefes daha çekmeyi?

Son dumanı alıp sigaramdan dönüyorum arkamı uçuruma. Hala nefes alıyorum ve görüyorum bu güzel manzarayı. Onca kötülüğe rağmen yaşamalımıyım bu hayatı? Onca seçeneğe bakarken kaymalımıyım bu dikenli zeminden. Cevapsızlıklarım başı çekerken yakıyorum bir yeni sigara ve çekiyorum bir duman daha.

Ne de olsa, atlamaya cesaret edemeyenlerin intiharıdır alınan her bir duman.


Muhammed Taha KUMRU

Yorumlar

Peki sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

MTKSTEXTS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin