Kategori: Yazılar

Zihnimden akan düşünce selleri.

  • İstanbul’un Suçu

    Yalnızlığın pençesinde yattığım günlerden, her gecenin zifirini kana kana içtiğim günlere… Şikâyetçiyim dünya. Aptalları rahatlatıp, en aptal olmama rağmen beni batıran İstanbul’dan şikâyetçiyim.

    Devam Et
  • Anlamsızlığın Yaşamı

    Ne olduğumu bilmediğim zamanlara dikmişim çaputumu. Anlamsız zamanlara. Olayların içinden çıkmak için sunulan iki yolun da çıkmaza gittiğini bildiğim umutsuz yaşama.

    Devam et
  • Figüran

    Günlerden batak, aylardan saplantı. Nalı kırılan bir at gibi tökezliyorum bugünlerde. Bacağımı kırmamak adına ağır ve yavaş bir çabaya hakim olmak için debeleniyorum. Kırılırsa bacağım tek harfle mana bulmaya çalışan hayatımda kalmaz hiçbir değerim.

    Devam et
  • Delilik

    Kendim sade, kahvem sade, hatta renkler bile sade. İnsanlar düşündüğüm müddetçe hep bana karşı gerçek dışı bakarlar ama hatalılar.

    Devam et
  • Uçurum

    Bir uçurum kenarında sigaramı dumanlarken, beni çeken uçuruma bakıyorum. Atlamak geliyor içimden; her şeyi kenara koymak, yok saymak.

    Devam Et
  • Eskici

    Fazlamı güzeldi, eskiler yoksa iyi reklamcı mı eskiciler? Sahi, ne vardı eskide? Herşey neden duruydu? Renkler neden cafcaflıydı? İnsanlar nasıl umutluydu?

    Devam et…
  • Sisli Park

    Zihnimin derinindeki bomboş bir parktayım gene. Her yer loş ışıklı ve sessiz bir gürültü hâkim havaya. “Ne yapıyorum burada?” derken ummadık yüzlerin nazını çekiyorum.

    Devam et…
  • Ayrık Yollar

    Kimim ben? Yolunu kaybetmiş bir gezgin mi, yolu bile olmayan bir korkak mı? Her yola çıktığında neden yola çıktığını unutan bir hasta mı?

    DEVAM ET