Ayrık Yollar

Kimim ben? Yolunu kaybetmiş bir gezgin mi, yolu bile olmayan bir korkak mı? Her yola çıktığında neden yola çıktığını unutan bir hasta mı?

Niye getirdiniz beni dünyaya? Suçu Tanrı’nın üstüne atmak için mi, yoksa beyhude, fani, kırpık ve umutsuz bir umut muyum sizin için?

Yol bulduğumuz her gün, “orası yol değil” diyende siz değil miydiniz nihayetinde? Sizin yolunuz olmayınca nasıl da gidiyorsunuz yanımdan… Oysa ben her an sizin yolunuzdan, yalnız kalmayın diye yürüdüm. Kaç gün sizinle beraber kamp yaptım, hiç seyahat etmeyeceğim yerlerin üzerinde. Kaç gece sizinle yattım, sırf tek kalmayın diye.

Doğrularımı gördükçe neden benden korktunuz? Oysa hiç yıkım yok içinde. Yoksa doğruluğumdan mı geliyor korkunuz? Her şeye rağmen kan kusarken ben, biriniz gelip sırtımı sıvazlamadınız. Şimdi de gelmiş, “Senin yolun yol değil,” diyorsunuz. Kolay sizin için, başkalarının size yol diye tanıttığı çamurdan yürümek.

Siz ne kendinizi ne beni düşündünüz. Ben sizi düşünmekten kendimi görememiş bir avareyken… Benim yolum yanlış, öyle mi? Ve dahi yolum çiçekler açmışken… Tamam, öyle olsun. Benim gidişatım iyi olmasın. Hatta ben iyi olmayayım. Düşüncelerim, fikirlerim kırıcı ve sert olsun. Doğrularımın çemberi çok dar olsun. Gördüğüm yerler ise kısa kalsın.

Siz? Siz ne yaptınız? Başkasının yoluna düşünmeden girmek dışında, bir tek kendinizi insan saymak dışında… İlle de kendinizi düşünmek dışında…

Sorarım size: Siz ne yaptınız, iyilik diye kakaladığınız şeyleri insanlar kötülük olarak görünce? Hiç anlamadınız, değil mi, doğruların içten geldiğini? Hiç anlamadınız, değil mi, her insanın bir kutu olduğunu; o kutuyu açmanın sizin kadar basit olmadığını? Hiç anlamadınız mı? Hiç mi? Bir kere bile mi?

Öyleyse dokunmayın bana.

Dokunmayın yaldızlı yıldızlarıma.

Dokunmayın biricik umutlarıma, hayallerime.

Siz olmak istemem. Sizsiz olmak bu kadar gerçekken…

İlk defa görmüşken gerçeklerin bu kadar lezzetli olduğunu… İlk defa acının yumuşak tadını almışken, istemem siz olmayı da, sizinle olmayı da…

Gidin şimdi buradan. Vurun kafanızı yastığınıza. Ne düşünceleriniz esir alacak sizi, ne vicdanınız bir gram oynayacak yerinden. İğrençlik diye bir şey olmasaydı, gene sizin sisli düşüncelerinize iğrenç derdim ben. Gene size itaat etmezdi bu başım, gene de incelmezdi size karşı boynum.

Alın, okuyun ve duyun şimdi bu sözleri. Sizin yanardağınızın içine atacağım taşlardır bunlar. Okudukça alevleriniz yükselecek ve yine tek zararı çevreniz görecek.


Muhammed Taha KUMRU

Yorumlar

One response to “Ayrık Yollar”

  1. Eylül avatarı
    Eylül

    Helal len sana

Peki sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

MTKSTEXTS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin