Figüran

Günlerden batak, aylardan saplantı. Nalı kırılan bir at gibi tökezliyorum bugünlerde. Bacağımı kırmamak adına ağır ve yavaş bir çabaya hakim olmak için debeleniyorum. Kırılırsa bacağım tek harfle mana bulmaya çalışan hayatımda kalmaz hiçbir değerim.

Eskiden sorduğum sorular bile değişti artık. “Var mıyız?” sorusu “Neden varım ki?” sitemine döndürdü paslı yüzünü. Gerçekten neden varım ki bu baş döndürücü dünyada? Bir kaç sahne almam mı lazım geliyor başkalarının hayatında yoksa bir ağaç rolümü layık görüldü bana?

Kontrol etmek isterken kırmızı perdenin arkasını, kendi hayatımın figüranı olmuşum meğer. Önümden, korkmadan sakınmadan çevrilen müphem işleri göremeyecek kadar seyrine dalmışım bu göz kamaştırıcı dünyanın. At gözlüklerim bana eşlik etmiş bir yol boyu hissedememişim.

Şimdi ise tek istediğim korkmadan denize açılmak, kimseyi duymadan bir ömür kazanmak. Lakin bilemezken mütebakî süremi, ütopyamdan çıkamamak ne kadar da acı verici.

Sanki kalmışım dibi görülmeyen bir okyanusun bir kulaç altında. Ne kadar çabalasam da boşa ter akıtıyorum. Acıyor, boğuluyorum ama büsbütün kalıyorum altında. Acı veren boğulmak mı? Hayır, kafama bastıranın ben olduğunu bilirken, vermiyor hiç elem boğulmak.

Şimdi bir çıkmazda kaşıkla kazdığım iki yol var bana; birisi bırakır beni, bitirir nefesimi, bırakır bu deryada. Öbürü dürter beni, çektirir elimi göğsümden, çıkarım uzak bir diyara.

Belirsiz yollardaki muğlak kaderim; Beni buraya sürükleyen ve kararı bana bırakan kaderim. Bu kadar acımasızlığınla en masum gözükmeyi başaran kaderim. Ne acıdır sana artık elimde olmak.


Muhammed Taha KUMRU

Yorumlar

One response to “Figüran”

  1. Eylül avatarı
    Eylül

    ❤️‍🩹

Eylül için bir cevap yazınCevabı iptal et

MTKSTEXTS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin